
FPÖ: “Sadece Almanca bilenlere aile yardımı yoksa maddi yaptırım“
Aşağı Avusturya'daki FPÖ, anadili Almanca olmayan çocukların Almanca dil becerilerini geliştirmek için mali yaptırım çağrısında bulundu.
Viyana. FPÖ’nün bu talebinin arka planında, Avusturya’daki okullarda, özellikle de yaklaşık 20.000 çocuğun dersleri takip edebilecek kadar Almanca bilmediği Viyana’da, istisnai öğrencilerin ( Deutschföderklasse) sayısının artması yattığı açıklandı…
“Eğer çocuklar tek bir kelime bile Almanca konuşamıyorsa, para yok demektir. Bu kadar basit,” diye açıklayan FPÖ Özgürlük Partisi’nin Aşağı Avusturya’daki ailelerden sorumlu sözcüsü Edith Mühlberghuber sözlerine şöyle devam etti : “Bu ithal dil sorununa bir son verilmeli. Mali yaptırımlar bir dil desteği olarak hizmet edebilir ve eğer olmazsa, o zaman devlet kendisine çok fazla para kazandıracaktır.”
Mühlberghuber’in talebinde, “Netzwerk Elementare Bildung Österreichs” Başkanı Natascha Taslimi’nin APA’ya verdiği bir röportaja atıfta bulunması dikkat çekti. Taslimi, Almanca dil eğitiminin ebeveyn-çocuk pasaportuna entegre edilmesini önerdi. Bu zorunlu sınavlar aile yardımı alabilmek için bir ön koşul.
Personel genellikle yeterince kalifiye değil
APA’ya konuşan Taslimi, “Açıkçası pek çok ebeveyn çocuklarının anaokulunda ve okulda Almanca öğrenmesini bekliyor. Ancak Avusturya’daki mevcut koşullar altında anaokulunun bunu sağlaması mümkün değil. Sınıfta 25 çocukla çoğunlukla tek başına olan bir ilkokul öğretmeni bile çocukları çok dillilik konusunda yeterince destekleyemiyor. Anaokulları ilk eğitim kurumu olarak katkı sağlayabilir, ancak bu ancak personel kalitesi ve çerçeve koşulların doğru olması halinde mümkündür. Bu dramatik durumun bir nedeni, personel eksikliği nedeniyle giderek daha fazla geçici bir çözüm olarak kullanılan vasıfsız öğretmenlerdir. Nitelikli kreş öğretmenleri ise çok dilli çocukların dil gelişimi konusunda eğitimlidir.“ dedi.
İlköğretimdeki tüm meslek gruplarının oluşturduğu ağ
“Netzwerk Elementare Bildung Österreichs” Başkanı Natascha Taslimi’nin değindiği bir diğer sorun da anadili Almanca olmayan çocukların anaokuluna gitme sürelerinin kısıtlı olması. Bu konu hakkında açıklama yapan Taslimi şu ifadeleri kullandı “Viyana’daki belediye anaokullarında, her iki ebeveyni de çalışmayan çocuklar uzun süre öğle yemeği saatinde ayrılmak zorunda kalıyordu. Şimdi ise en azından öğleden sonra 2’ye kadar kalmalarına izin veriliyor.”
Okul deneyimi olmayan çocuklar ve gençler için ‚oryantasyon sınıfları‘
FPÖ Özgürlük Partisi’nin Aşağı Avusturya’daki ailelerden sorumlu sözcüsü Edith Mühlberghuber ise bu konuda eleştirilerini şöyle sürdürdü: „Viyana’da ilkokula başlayan çocukların yüzde 45’i dersleri takip edebilmek için yeterli Almanca bilgisine sahip değil. Bu çocuklar ‚istisnai öğrenciler‘ olarak sınıflandırılmaktadır. İlginçtir ki, bu çocukların çoğunluğu Avusturya’da doğmuş ve ortalama iki yıldan fazla anaokuluna gitmişlerdir. Ancak istisnai öğrenciler tüm sınıflarda ve tüm zorunlu okullarda bulunmaktadır. Durum, Viyana’daki daha büyük öğrenciler için özellikle tehlikeli. Asgari yardımların yasalara uygun olmayan dağılımı nedeniyle, Viyana’daki mali ödenekler diğer federal eyaletlerden çok daha yüksektir. Bu manyetik etki, Viyana’nın zorunlu okullarında yaklaşık 20.000 sıra dışı öğrencinin bulunmasını sağlamıştır. Bunların neredeyse yüzde 70’inin anadili Arapça, çünkü özellikle Suriyeli çocuklar, bir buçuk yıl boyunca her ay 300 yeni öğrencinin Viyana’ya gelmesine neden olan aile birleşiminin bir sonucu olarak federal başkente geldiler. Bu çocukların çoğunun hiç okul deneyimi yoktur, bu nedenle Viyana’da özel ‚oryantasyon sınıfları‘ oluşturulmuştur.“
Aşağı Avusturya’daki durumun gözden geçirilmesi
Mühlberghuber, bunun Aşağı Avusturya’da önlenmesi gereken bir durum olduğunu belirttikten sonra, “Maalesef herkesin bildiği gibi Viyana’da durum oldukça dramatik. Aşağı Avusturya’daki şehirlerdeki duruma da yakından bakmalıyız. Çocukların tek kelime Almanca bilmeden birinci sınıfa başlaması kabul edilemez. Tüm mali yardımlar dil becerilerine bağlanırsa, öğrenme isteği artacaktır,” dedi.